Makaleler
» Kalp Damar Hastalıkları
» Kalp Kapak Hastalıkları
» Kalp Ritim Bozuklukları
» Kalp Yetmezliği
» Elektrokardiyografi (EKG)
» Ekokardiyografi (EKO)
» Holter
» Koroner anjiyografi - balon - stent
Kalp Ritim Bozuklukları

Kalbin Elektriksel Aktivitesi

 
 
Kalbe gelen kan önce kalbin kulakçıklarında toplanır, daha sonra karıncıklara geçerek vücudun tüm doku ve organlarına ulaştırılmak üzere pompalanır. Bu işlemin sürekli tekrarı kanın devamlı olan hareketliliğini sağlar.
 
Kalp, içindeki kanı belli bir düzene sahip ritmik kasılma ve gevşeme hareketleri ile pompalamaktadır. Bu ritmi elektriksel aktiviteye sahip özelleşmiş kalp kası hücrelerinin oluşturduğu ileti sistemi düzenler.
 
Kalbin sağ üst kısmında bulunan ve belli bir düzen içinde elektriksel uyarı oluşturan bir kas düğümü vardır. Buradan çıkan elektrik uyarıları önce kalbin kulakçıklarına yayılır. Kalp kulakçıklarındaki kaslar kasılır, o sırada henüz karıncıklarda elektriksel bir aktivite olmadığından karıncıklar gevşektir. Kulakçıkların kasılması ve karıncıkların gevşek halde olmaları aradaki mitral ve triküspit kapakları iterek açar ve kanın karıncıklara dolmasına neden olur.
 
Kanın kulakçıklardan boşalması bir süreç gerektirdiğinden elektriksel uyarı kulakçık ve karıncıklar arası bir bölgede bulunan başka bir kas düğümü tarafından bekletilir ve kanın karıncıklara tamamen dolması sağlanır.
 
Daha sonra elektriksel uyarı kan dolu karıncıklara geçer, karıncıkların kasılması tek tarafa açılabilen mitral ve triküspit kapakların itilerek kapanmasına ve kalp içindeki kanın atar damarlar içine pompalanmasına neden olur.
 
Karıncıkların kanı pompalamaları sırasında kulakçıkların elektriksel uyarısı bitmiş olduğundan gevşeme dönemlerindedirler ve akciğerler ve organlardan pompalanmak üzere gelen kanlar kulakçıklara dolmaya başlar.
 
Elektriksel aktivitenin ritmik olarak sürekli tekrar etmesi devamlı olan bir kan dolaşımı sağlayacaktır.
 
Kalp elektriksel aktivitesi uyanıkken 0.6 ile 1.2 saniyede bir ortaya çıkar bu da dakikada 50 ile 100 arası bir atım sayısına karşılık gelmektedir. Uyku sırasında metabolizmanın yavaşlamasına bağlı olarak kalp atım hızı da dakikada 35'lere kadar düşebilir.
 
 
Kalbin elektriksel aktivitesinin kâğıt üzerine dökülmüş hali elektrokardiyografi (EKG) olarak adlandırılır.
 
 

Kalp Ritim Bozuklukları

 
Kalp tek bir odağın belirli belli aralıklarla oluşturduğu elektriksel uyarılara kasılma şeklinde yanıt vererek çalışan bir organdır. 
1. Bu odaktan uyarı çıkışının hızlanması veya yavaşlaması, 
2. Bu odaktan alınan uyarıların kalp kaslarına ulaştıran iletim sistemindeki bozukluklara bağlı iletimin gecikmesi veya durması 
3. Yeni bir veya birçok elektriksel aktivite oluşturan odak veya  alternatif iletim yollarının ortaya çıkması 
Kalp ritim bozukluklarına neden olur.
 
Kalp ritim bozuklukları kalp krizi geçirenlerde ve kalp yetmezliği olanlarda daha sık ve daha ölümcül seyretmektedir.
 
Ritim bozuklukları kalbin yapısal hastalıklarında görülebileceği gibi, anemi (kansızlık), guatr, kan elektrolit seviyesi düzensizlikleri, uyku bozuklukları, ilaçlar gibi kalp dışı nedenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Yine yatkınlığı olan kişilerde egzersiz, uyku, stres, kahve, alkol gibi faktörlerle ritim bozukluğunu tetiklenebilir.
 
Hastalar ritim bozukluklarını çarpıntı, kalp atışlarında duraklama hissi, fenalık hissi, göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi, göz kararması gibi belirtiler şeklinde hissedebilirler. Ritim bozuklukları daha nadir bayılmaya, kalp krizlerine ve özellikle yapısal kalp hastalığı olanlarda ani ölüme yol açabilirler. 
 
Kalp ritim bozuklukları bazen hastalarca hissedilmeyebilir.  
 

Tanı: 

Ritim bozukluklarında kalbin elektriksel aktivitesini ölçen EKG ile tanı konulabileceği gibi sürekli olmayan ritim bozukluklarında uzun süreli EKG çekimleri yapan holter ve benzeri cihazların kullanılması veya girişimsel bir tanı yöntemi olan elektrofizyolojik test* yapılması gerekebilir.

Tedavi:

Tedavi altta yatan sebebin düzeltilmesi ve ritim bozukluğunun şekline göre uygun ilaçlarla veya elektroşok ile ya da ablasyon*, kalp pili gibi girişimsel yöntemlerle  yapılabilmektedir.
 
 
*Elektrofizyolojik test (EPS): Anjiyografi benzeri bir girişimdir, katater ile kalp damarlarına değil kalp boşluğu içine ilerlenir ve ritim bozukluğuna yol açabilen bir odak varlığının ve varsa yerinin tespitinde kullanılır. Ablasyon ise tespit edilen ritim bozukluğu yapan odakların yakılması işlemidir.